Ruhumun Hikâyesi: Geçmiş Yaşamlardan Aydınlanmaya
Bu kitap, 2012 yılından itibaren kendimi içinde bulduğum ruhsal uyanış yolculuğu boyunca okuduklarım, yazdıklarım, dinlediklerim, yaptığım şifa çalışmaları, ettiğim sohbetler ve ruhumla bağımı kuvvetlendiren tüm deneyimlerin hissettirdiklerini ve düşündürdüklerini anlamlandırma niyetiyle yaratıma geçti.
İç dünyamda zamanla biriken, benle değişen bu enerji, uzun bir arınma ve dönüşüm sürecinin sonunda satırlara döküldü. Bu içeriğin, kendime saklamam için oluşmadığını son zamanlarda derinden hissettiğimden yayımlamak istedim. Beni şifalandıran farkındalıkların okuyucunun yoluna da ışık tutmasını dilerim.
Hayat yolculuğumun büyük bir kısmını, beni ben olmaktan alıkoyan her şeyden arınmaya çalışan birisi olarak, yazmanın özüme yaklaştıran bir eylem olduğunu keşfetmiştim. İlk kitabım Büyüme Oyunu, hepimizin içinde yaşadığı agresif dünya düzenini gözlemlemek, normal bir hayat sürme çabasındaki insana hissettirdiği duyguları anlama arzumdan doğmuştu. Bize yaşam veren her şeyi tüketmeye dayalı bir sistem, “başkalarına da garip geliyor olmalı” diyerek düşündüklerimi paylaşmıştım. Zaman içinde, okuyucuların sıkça söylediği şey, “içimden geçenleri yazmışsın” oldu.
Kitapla ilgili geri bildirimler beni hem mutlu ediyor, hem de yolculuğuma nasıl devam edeceğimle ilgili ışık tutuyordu. İnsan varoluşunun, üzerimize dayatılan çarpık bir sisteme harfi harfine uymanın ötesinde, daha ulvi bir amacı olması gerektiğini düşünenin bir tek ben olmadığımı hatırlatıyordu.
Fiziksel dünyada nasıl bir sistemin içinde yaşadığımızı tüm çıplaklığıyla gördüğümüz zihinsel uyanıştan sonraki adımın, ruhsal uyanış olduğunu söylemişti bir okurum. Üçüncü boyut, beşinci boyut gibi kavramlardan bahseden bir sayfanın da bağlantısını gönderirken; sistemin dönüşmesinin, biz bireylerin dönüşmesinden ve bilincimizin evrilmesinden geçtiğine dikkatimi çekmişti.
İnsan olarak, yaydığımız titreşime göre farklı frekanslarda ve bilinç boyutlarında var olduğumuzdan bahseden yazı, bende büyük merak uyandırmıştı. Ruhumun beni nereye doğru çağırdığını ve yoluma nasıl devam edeceğimi görmemde bu paylaşımın rolü büyüktü. Yazmak ve yazdıklarımı paylaşmak, okuyucu kimliğiyle yoluma yeni rehberler çıkarmıştı.
Dönüşüm yolculuğumun anahtar adımlarından biri, geçmiş yaşam regresyon çalışması ile tanışmamdı. Hayatım boyunca herhangi bir organize din ya da inanca sahip olmadım, ama insan varoluşunun gizemini hep merak ettim. Her zaman her şeyi sorgulayan bir yapım vardı ve ruhumun çağırdığı bilinmezliklere doğru yürümek beni heyecanlandırıyordu.
Reenkarnasyon konusu da ilgimi çekiyordu. Bu konuda belgeseller seyrediyordum, kitaplar okuyordum. İnsan olarak neyi niye deneyimlediğimizi anlamak, zihnimi küçüklüğümden beri meşgul eden bir meseleydi. Sanki ruhum, yaşam denilen gizemi çözmeye gelmişti dünyaya.
Bireysel arınma ve dönüşüm yolculuğum boyunca etkin bir rol oynadığından, yaşadığım ruhsal uyanış sürecini, 2016 yılında Radianced Okul’da katıldığım regresyon seansları ve eğitimleri ışığında yazmak istedim. Ruhun derinliklerine dair hassas konulara, sağduyu, özen ve disiplinle yaklaşan sevgili Diba Ayten Yılmaz’ın rehberliği benim için her zaman kıymetli oldu.
Evrilerek devam eden ruhsal yolculukta önünüzde beliren rehberler ve şifa çalışmaları, hepsi ayrı ayrı çok kıymetli ve dönüşümünüze farklı açılardan hizmet ediyor. Yolda ilerledikçe meselenin, dış dünyadan aldığınız ip uçlarıyla iç dünyanızı dönüştürmeniz olduğunu anlıyorsunuz. Tüm karşılaşmalar ve durumlar da sizi, içinizde olanı keşfetmeye ve ifade etmeye doğru götürüyor.
Regresyon çalışmalarında keşfedilen hayatlarla ilgili bana söylenen bir şey hep aklımda oldu: “Reenkarnasyon inancına sahip olabilirsiniz ya da olmayabilirsiniz, ama önemli olan şifalanmak. Geçmiş yaşam keşfinde ortaya çıkanları, bilinçaltınızın sizi şifalandırmak için anlattığı bir hikâye olarak da düşünebilirsiniz.”
Aslında bence bu, sadece geçmiş yaşam çalışmaları için değil, tekâmül yolculuğunda yapılan tüm şifa çalışmaları için geçerli. Yaşadığımız hayat da böyle şekillenmiyor mu aslında? Bir hikâyeye tutunma ihtiyacıyla… Bir hikâye oluşturdukça yaşadıklarımızın anlam kazanmasıyla… En azından, bizi dualite boyutunu deneyimlemeye motive eden, tutunduğumuz hikâyeler ve onları gerçekleştirme yolunda yaşadıklarımız olmalı.
Deneyimlediğim ve gözlemlediğim kadarıyla, dualitenin ötesindeki yüksek frekanslarda, eski bilinç kalıplarının dağıldığı, ilahi işleyişle uyumlanarak özgürleştiğimiz sonsuz bir evrene adım atıyoruz. Tutunmaya alıştığımız bir boyuttan, akmaya başladığımız boyutlara geçiyor, bilincin farklı katmanlarını deneyimliyoruz.
Ben de şu sıralar, sıkı sıkıya tutunduğum eski bilinç kalıplarının farkına varıp, dönüşerek özgürleştiğim bir süreçten geçiyorum. Bu kitapta, hayatımın bir döneminde yaptığım geçmiş yaşam çalışmalarının ışığında ruhumun hikâyesini ve bilincimin dönüşümünü anlattığımı düşünebilirsiniz.
Tüm kolektifin ruhsal uyanış ve şifalanma sürecine katkı olması dileğiyle…
Sevgiler,
Esra