Farklı Düşünme ve Davranma Özgürlüğüm Olabilir mi? 

Politik olaylarla ilgili enerjilere girmek istemiyorum diyordum ama birkaç arkadaşımın paylaşımları beni çok tetikledi, neden öfkelendiğimi anlamaya çalışırken kendime bir baktım. Onların bana aynaladığı tarafımı görmeye çalışırken bu yazıyı yazmaya başladım. Umarım bugünlerde hissettiğimiz, çok da sevgi dolu olmayan enerjilerin şifalanmasına katkı olur. 

Sokağa çıkmadığım, kendileri gibi paylaşımlar yapmadığım için öfkelenen arkadaşlar, korkmak, yandaş olmak ya da apolitik olmak değil de olayları sizin gibi algılamıyor olma ihtimalim olabilir mi? Başka şekilde düşünüyor olmam? Başka şeylere inanıyor olmam? Mesela şuna inanıyor olabilir miyim.. Demokratik olmanın başka insanların düşündüklerine ve inandıklarına saygı duymak olduğuna, bu kişiler sizin gibi düşünmese de, sizin gibi davranmasa da sevilebilir ve kıymetli olduklarına.. sessiz kalsa da kalmasa da, politik ya da apolitik olmayı seçse de, tuttuğunuz tarafa destek verse de vermese de.. 

“Demokrat” kavramı ülkemizde ve dünyada o kadar sınırlı bir kalıba sıkıştırılmış ki, o kalıbın dışında herhangi bir şey söylediğinizde çok büyük bir öfkeye maruz kalıyorsunuz. Bu durumun en uç örneğini, 5 yıl önce Dünya “Sağlık” Örgütü’nün başını çektiği bir uygulamayı reddettiğimde yaşamıştım. Bir bilim insanı olarak, yapılanların pek de bilimsel olmadığını düşünmüş, onun da ötesinde, kendi vücuduma toplumsal bir baskı nedeniyle herhangi bir müdahaleye izin vermeyi uygun görmemiştim. Kendi kendime verdiğim bir özgürlük mücadelesiydi diyelim. 

Çoğunluğun kabul ettiği, kuralların ve bazı kişilerin bu uygulamayı kabul etmeyenlere oldukça agresifleştiği günlerde beni ayakta tutan şey, benim gibi düşünmedikleri ve yaptığımı çok garip buldukları halde dostluklarını hep aynı sıcaklıkta hissettiren, bana sımsıkı sarılan arkadaşlarımdı. Onlara göre de yanlış düşünüyor ve yanlış davranıyordum ama “o da öyle” diyebiliyor, bireysel seçimlerin dostluğu etkilemediği bir alan tutuyorlardı. Tüm fikir ayrılıklarımıza, toplumsal olayları algılamaktaki tüm farklılıklarımıza rağmen, böyle bir sınanmada birbirimizi olduğu gibi kabul etmemiz, ve “o da öyle düşünüyor” diyebilmemiz bizi çok daha fazla yakınlaştırdı. O süreçte sağduyusunu koruyarak, gayet aykırı buldukları seçimlerime saygı duyan, dostluğumuzun hiçbir şekilde etkilenmesine izin vermeyen can arkadaşlarıma teşekkür ederim. Her daim gösterdiğiniz nezaketiniz ve sağduyunuzla çok kıymetli bir alan tutuyorsunuz. 

Şu anda içinden geçtiğimiz zaman diliminde de, kollektif olarak önümüze  benzer bir sınanma gelmiş gibi hissediyorum. Haksızlıkları sokakta dile getirmek isteyenler var;  her şeyi olduğu gibi kabul edip, tüm bu duyguların hissedilmesi gerektiğini düşünenler var; içimizde tuttuğumuz öfke, ötekileştirme, kin, kibir.. bunların hepsinin görünür olduğunu ve ifade bulduğunu hissedenler var. Tüm bu arınmalardan sağduyuyla geçebilirsek çok daha saflaşmış, herkesi kucaklayan bir sevgi alanında buluşacağımıza inananlar var.

Kendileri gibi düşünmeyen, davranmayan herkese öfkelenen demokratlar var bir de:)  Öfkemi tetikleyenler, beni bana aynalayanlar:) Aşamamışım burayı.. Benim gördüklerimi başkaları da görsün istiyorum, benim inandıklarıma başkaları da inansın istiyorum. Farklı düşündükleri için öfkeleniyorum dostlarıma. İçimde olanı karşımda görünce coşuyorum. Ben de demokrat geçiniyorum ama benden farklı düşünen ve davranan herkese öfkeleniyorum. Bu öfkenin kökünde ne var diye baktığımda korku görüyorum. Belki 2012 yılı ve sonrasında bebişle Beyoğlu’nda yaşayıp iş yapmaya çalışırken yaşanan zorlukların tetiklenmesi, belki küresel amcaların entellektüel dediğimiz kesimlerin algılarıyla oynayabildiğini görmek, ama en çok da kavganın gürültünün hiç bitmemesinden korkan tarafım.. 

Sanırım tüm bu korkulardan arınmak, herkesi olduğu gibi kabul etmek, ve büyük bir puzzle ın parçaları olarak her bireyin tuttuğu kıymetli alana saygı duymak bu öfkeyi dönüştürmenin anahtarı. Bu yaşananların, bizi bambaşka bir bilinç düzeyine doğru ilerleten arınmalar olduğunu hissedebilmek ve bizi tetikleyen durum ve insanların bize aynalık ve rehberlik ettiğini tekrar tekrar görebilmek.. ve bunu her gördüğünde illüzyonların dağıldığına şahit olmak.. Çünkü her şeyin ve herkesin senin bir yansıman olduğunu bilmek.. dışardaki yansımanı değiştirmek için içerdeki seni değiştirmek.. sen değiştikçe yansımalarının mucizevi şekilde değiştiğine şahit olmak.. İnsan varlığının bir üst versiyonuna dönüşmene aracı olup seni tetikleyenlere, içindeki karanlığa ışık tutanlara şükran duymak..

Dualitenin ne tarafını tuttuğumuzdan, neye inandığımızdan bağımsız, hepimiz ama hepimiz huzurlu ve keyifli bir hayat sürmek istiyoruz. Muhteşem bir ülkemiz var. Farklılıklarımız bize zenginlik katıyor. Bu kadar farklılıkla birlik içinde olabilmek gücümüze güç katıyor. Bu gücün en iyi şekilde ifade bulması, bütün farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygı duyabilmekten, bizim gibi olmayanları ötekileştirme gayretinden arınmaktan geçiyor. Bizden farklı düşünen, olaylar karşısında farklı tutum sergileyenleri sevmediğimizi hissettirmek gerçekten kalp kırıcı, bizim gibi davranmadıkları için suçlamak da pek aydınlık bir ifade değil. Zaman içinde böyle hissettirdiğim dostlarım olduysa kendilerinden özür dilerim. 

Ben politik duruş olarak herhangi bir partiye yakınlık hissetmiyorum. Bunu söylediğimde beni sevmeyenler olacaksa da ne yapalım artık;)  Sadece vatansever biri olarak dilerim ki, ülkemizde de dünyada da hak ve adalet her konuda yerini bulur, hakemler tüm takımlara adil davranır ve güzel ülkemizde hepimiz sağlıkla, huzurla, keyif içinde yaşarız.

Farklılıklarımızla bizi sınayan tüm durumlarda birbirimize gösterdiğimiz kabul, sevgi, ve anlayış bu enerjisel dönüşümün ilk adımı. Ancak biz birbirimize adaletli ve sağduyulu olur, tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimizi sevmeyi başarırsak, siyaset diye gördüğümüz dev aynanın da böyle bir yansımaya dönüşmesini sağlayabiliriz. 

Dostluk, dayanışma ve vatan sevgimizin bizi tüm farklılıklarımızın ötesinde buluşturması dileğiyle.. 

Yazar: Esra Kuş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir